Konuları Sırala: Yayımlanma Tarinine Göre | Reytinge göre | Okunma Sayısına Göre | Yorum Sayısına Göre | Alfabeye Göre

Kuzuculu Şifalı su ve Şelalesi

Yazar: admin, 26-02-2012, 15:45, Görüntülenme: 130

0
Kuzuculu Şifalı su ve Şelalesi

Kuzuculu kasabasının üst yamacındaki şifalı su kaynağı kasabaya 2 km dir. Tamamen tesadüf eseri 1982 yılında bulunan su kaynağı kamuoyunun birden yükselen ilgisi sayesinde aniden parlayıp sonra bu önem azalmıştır. Şifalı su deresi içinden çıkan su mevkisi kızılçam ormanı ve makiliktir. Şifalı su deresi çıkış noktasından itibaren kıvrımları dâhil deli çaya döküldüğü noktaya kadar 6 km dir. Derenin içinde kış aylarında Karaca barınmakta olup yer yer şehrin yakın noktasındaki bahçelere kadar gelmektedir. Kış aylarının vazgeçilmez kuşları gazel kekliği diğer domuz ve tilkilerde dere yatağını, soğuktan korunmak içim kullanmaktadırlar. Şifalı su deresinin sağ üst kısmı Avanhasan ören yeri, sol üst kısmı ise yelek çamı diye anılan noktalardır.
Derenin sonunda sizi bekleyen bir sürpriz vardır. Küçük çaplı bir şelale derenin bittiğinin habercisidir. 15 metreden akan bu şelalenin 20 ila 30 metre üzerinden toprağa çıkan sular şelaleyi oluşturur. Bu mesafeden sonra artık dere ve su gözleri bitmiştir. Avanhasan ören yerinde deredeki suyu içme suyu olarak kullanmışlardır. Fakat şelale ilk döküldüğü 15 metrelik noktadan sonra küçük çaplı çağlayanlar oluşturup, şifalı su merkezini de önüne alarak deliçaya dökülür. Bu şelaleye sadece patika yolu ile gidilir. Ama alan sincer isimli sarmaşık dikenleri arasında kalmıştır. Kasabaya bu kadar yakın olmasına rağmen halk tarafından varlığı az bilinmektedir.

Kategori: kuzuculu

 

Kuzuculu Antik Kaya Mezarları

Yazar: admin, 26-02-2012, 15:29, Görüntülenme: 121

0
M.Ö. Akadlar, Sümerler, Mısırlılar, Makedonlar, Pers krallığı M.S. Roma Bizans döneminin hüküm sürdüğü Kuzuculu bugün tarih öncesi mezarlığa sahiptir. Mezarlık direk olarak şu kavime aittir diyemiyoruz. Çünkü mezarlıkta birçok etki mevcuttur. Roma ve Bizans etkilerinin de görüldüğü alanda yer yer dinsel kalıntılarda mevcuttur. Özellikle bugün insanların üzerinde narenciye yetiştirdiği alanlarda kilise kalıntıları tamamen yok edilmiştir. Sahipsiz bırakılan mezarlık definecilerin gazabından kurtulamayıp tahrip edilmiş ve edilmeye de devam etmektedir. Orman alanından arazi çıkarmaya hevesli olan kişiler bugün buraların bir kısmını narenciye bahçesi yapmıştır. Mezarlıkların bulunduğu alan 3 ncü dereceden sit alanı ilan edilmiş olmasına rağmen yinede kontrol dışındadır.
Özellikle Kuzuculu Atatürk Parkının buraya konuşlanması nispeten definecileri ve tahribi azaltmıştır. Parka pikniğe gelenlerin ziyaretleri sayesinde yavaş yavaş önem kazanmaktadır.
Kuzuculu çarşı merkezine 1,5 km olan mezarlıklar bugün kasaba sınırları içinde kalan yerleşim alanı ile tarih öncesinde önemli bir insan sayısı barındırmıştır.
Tarihi yerleşim kalıntıları kalmasa da şehir, Tüm çayı ve Deliçayları arasında kalan üçgen biçimindeki düzlüğe kurulmuştur. İki dere arasındaki yerleşim alanı bugün ev, sokak, bahçe ve insan olarak Kuzuculu kasabası Tüm çayı mevkii, Emirali Kayası mevkii, Kurban yüzü mevkii olarak kasaba sınırları içinde kalarak ve zaman içerisinde bugün iz bırakılmayacak seviyede yok edilmiştir. Sadece yarısı orman ile çalılık, yarısı narenciye bahçesi ve Atatürk parkı sınırları içinde kalan mezarlık kalmıştır.


Kategori: kuzuculu

 

Deliçay Biyolojik Oluşumu ve Kültürel Yapısı

Yazar: admin, 31-01-2012, 20:09, Görüntülenme: 194

3
Deliçay Biyolojik Oluşumu ve Kültürel Yapısı

İlk çıktığı noktadan denize kadar, deliçay yatağı uzunluk olarak 86 km civarındadır. Net bir ölçüm olmamasına rağmen tahmini rakam bu metreye tekabül eder. Hayvansal canlı hayatı için önemli bir sığınak, barınak ve beslenme merkezidir. Ilıman bir suya sahip olduğu için bir zamanlar içinde çok çeşitli balık türünü barındıran dere, bugün bölge halkı tarafından Öz balığı diye adlandırılan tatlı su Kefali, Yılan balığı ve çöpçü balığını barındırır. 1970’li yıllara kadar yaklaşık 15 çeşit balık türüne ev sahipliği yapan Deliçay, bilinçsiz avlanma ve bilinçsiz su kullanımından dolayı yatağındaki su eksildiğinden pek çoğunun nesli tükenmiştir. Geriye kalan üç çeşit balıktan çöpçü ve yılan balığı da gerekli önlemler alınmazsa bir iki yıl içinde nesli tükenecektir. Özbalığı aşırı ve bilinçsiz avlanmaya rağmen yok olmamak için direnmektedir. Bu şekilde avcılık devam eder ve önlem alınmazsa 5/10 yıl içinde Deliçay yatağında hiç balık türü kalmamış olacak. Avlanan insanlar olta yerine zıpkın, şiş, elektrik, dinamit ve zehir kullanmaktalar.
Deliçayın Amanoslardan çıkış noktası yani başlangıç yeri Doğu yönünde Milli Mağara bölgesindeki su kaynaklarıdır. En büyük su gözü ise Keldağ eteklerinin kuzey noktasından çıkan Küşne pınarlarıdır. En büyük su kaynağı burası olduğu için halk Deliçayın çıkış yerini Küşne pınarları olarak bilirler. Fakat ilk pınarlar Milli mağara pınarlarıdır. Çünkü Küşne pınarlarından daha yukardadır. Bitki çeşitliliği olarak derenin kenarları Sedir ve Göknar hariç Amanoslarda var olan bütün bitkileri barındırır.

Kategori: Deliçay

 

Deliçay'ın Tarihteki Önemi

Yazar: admin, 31-01-2012, 20:03, Görüntülenme: 87

0
Deliçay'ın Tarihteki Önemi

Deliçayın tarihdeki adı PİNARUS tur. Pers kralı Darius ve Roma kralı Büyük İskender M.Ö. 333 yılların da Kuzuculu ve Dörtyol Öğülbek mahallesi civarın da yaptıkları savaş şöyle anlatılır. Pers kralı Darius ‘ un ordusu İslahiye ve Hassa yönünde yani Amanosların doğusundadır. Büyük İskender‘in ordusu da Amanosların batısındadır. Öncüler sayesinde birbirlerini Deliçayın Öğülbek mevkiinde bulurlar ve kıyasıya savaşırlar. Savaşı kaybeden Pers kralı Darius kaçmak için Deliçay vadisini ve dere yatağını kullanır. Anlatılanlara göre Darius kaçarken tacını bir çalıya takıp Deliçay deresine düşürmüştür. Bilinmez yarı gerçek yarı doğru defineciler hala Deliçay deresinde o tacın peşindeler. O yüzden birçok tarihi ören yeri tahrip altındadır.

Kategori: Deliçay

 

Deliçayı Besleyen Su Kaynakları

Yazar: admin, 31-01-2012, 20:00, Görüntülenme: 100

0
Deliçayı Besleyen Su Kaynakları

Havza bu kadar geniş olunca doğal olarak birçok küçük akarsu kaynakları da Deliçay deresine akmaktadır. Bunların başında Bilalık deresi, Karamağara çayı Buğulen deresi, Kapılı çayı, Tüm çayı, Karlık suyu, Şıhmahmut deresi, Abdil deresi, Küşne pınarları, Milli mağara dere yatakları, Sırapınar dereleri, Taşlı ufacık deresi, Eğrecik deresi ve bazı irili ufaklı dereler gelmektedir.

Kategori: Deliçay

 

Deliçay Kapsama Alanı ve Özellikleri

Yazar: admin, 31-01-2012, 19:47, Görüntülenme: 123

1
Deliçay Kapsama Alanı ve Özellikleri

Bu havzayı oluşturan alan Amanos dağlarının merkezi noktasındadır. Kuzey yönünde Keldağ ile kuzey batı yönünde Tekkoz Tepesi, güney yönünde Mığır Tepeleri ve güney batı yönünde kalan Çökek yaylası arasında kalan Deliçay ve Beşikgöl derelerinin batıya İskenderun Körfezine akış yönünü sağlayan geniş ve derin bir vadidir. Deliçay havzası dememizdeki en büyük etken Amanos dağlarının en büyük akarsuyu olmasındandır. Amanosları kuzeyden yani murat dağından güneye Samandağı ilçesi uç noktası denize ulaşan bölgeye kadar düşünürsek Amanosları ikiye ayıran en büyük vadidir. Deliçay havzasının merkezi nokta olma özelliğinin diğer sebebi ise orta Akdenizden yükselen sıcak ve nemli hava, karasal iklime yani doğuya doğru geçişini Deliçay havzası üzerinden yapmaktadır. Aynı derecede karasal iklim de bu noktadan doğu Akdeniz bölgesine yayılmaktadır. Bu yüzden bölge özellikle Deliçay havzasında bulunan yerleşim alanları zaman zaman fırtınalıdır. Amanoslarda aynı süreci yaşayan ikinci bir bölge ise İskenderun Yarıkkaya bölgesidir. Ama vadi fazla geniş olmadığı için bitki çeşitliliği azdır. Deliçay havzasını oluşturan bölge kuş uçuşu olarak batıdan doğuya doğru 50/60 km kuzeyden güneye doğru kimi bölgesi 10/15 km Erzin, Kuzuculu ve Dörtyol yerleşim alanlarını içine alan batı ağız bölümünün genişliği 20/30 km civarındadır. Havzadaki Deliçay vadisinin derinliği buna göre orantılıdır. Mığır tepesi yaklaşık 2240 mt , Keldaz tepesi de yaklaşık olarak 2085 mt yüksekliğinde olduğundan vadinin derinliği ve genişliği açısından ayrı bir önem arz eder. Vadinin uç kısmını oluşturan bölge Keldaz ve Mığır tepelerine göre rakım olarak düşük olduğundan hava sürkilasyonu bu bölgeden geçiş yapmaktadır. Hınzırlı yaylası hem karasal iklime girdiği için hem doğu yönünde kaldığından hem de rakımı düşük olduğundan Amanosları ve Deliçay havzasını besleyen sıcak ve nemli havayı alamamaktadır. Havzanın çok geniş ve derin olması nedeniyle küçük dağ kümelerine ve tepeciklere de ev sahipliği yapmaktadır. Buna göre havzanın içinde kalan tepeler ve dağ kümeleri şu şekildedir.

Kategori: Deliçay

 
Önceki Sonraki